حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، قَالَ سَمِعْتُ عُثْمَانَ بْنَ فَرْقَدٍ، قَالَ سَمِعْتُ هِشَامَ بْنَ عُرْوَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ تَقُولُ {وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ وَمَنْ كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِ} أُنْزِلَتْ فِي وَالِي الْيَتِيمِ الَّذِي يُقِيمُ عَلَيْهِ، وَيُصْلِحُ فِي مَالِهِ، إِنْ كَانَ فَقِيرًا أَكَلَ مِنْهُ بِالْمَعْرُوفِ.
Aişe r.anha şöyle demiştir: "Zengin olan (veli) iffetli olmaya çalışsın, yoksul oları da örfe göre yesin" [Nisa 6] ayeti yetimi gözeten ve malını idare eden veli hakkında nazil olmuştur. Veli eğer fakirse, örfe uygun olarak yetimin malından yiyecektir. Tekrar: 2765,4575. AÇIKLAMA: İbnü'l-Müneyyir ve diğer bazı alimler şöyle demiştir: "Buhari bu konu başlığı ile, örfün hüküm vermede bir dayanak olduğunu ispat etmeyi amaçlamıştır. Lafızların zahir (ilk anda akla gelen) anlamları örfe göre belirlenir. Bir kimse bir başkasını, kendisi adına bir mal satın alması için vekil tayin etse o da, genel halk kitlesinin örfünde bulunmayan bir para ile satın alsa bu işlem caiz değildir. Tartılarak ya da ölçülerek satılan bir malı, genel uygulamadaki ölçek ya da tartı dışında başka bir şeyle satın alırsa yine aynı hükme tabi olup caiz değildir." Şafiilerden Kadı Hüseyin şöyle der: Örfe müracaat, fıkhın dayandığı beş temelden biridir. Orfe şu hususlarda başvurulur: a. Hükümlerin sebeplerini anlamak için örfe başvurulur. Örneğin kişiden kişiye değişen izafi sıfatların belirlenmesi buna göredir. Gümüş kilidin küçük veya büyük olması; sakalın sık veya seyrek olması; evin uzak veya yakın olması; namazda yapılan bir fiil ya da söylenen sözün az veya çok olması; emsal bedel; emsal mehir; evlenecek kadın erkek arasındaki denklik, vergi, nafaka, giyim, mesken ve kişinin durumuna uygun olan diğer şeylerin tayini hep örfe göre belirlenir. b. Hayız, temizlik (tuhr), en uzun hamilelik süresi, menapoz yaşı gibi sürelerin tayininde de örfe müracaat edilir. c. Duruma göre farklılık arzeden (gayr-i munzabit), ölü arazilerin ihyası, ziyafete gitmek için gerekli olan izin, yakın (komşu) evine girme, arkadaşlık ilişkilerindeki mesafe, kabz, emanet, hediye, gasp, emaneti koruma, ariyet olarak bırakılan maldan yararlanma gibi hususlarda yine örfe başvurulur. d. Yemin, vakıf, vasıyet, teMz (yetki verme), ölçü, tartı, para ve diğer şeylerin miktarlarını belirlemede kullanılan "özel kelimelerin" tayininde yine örfe müracaat edilir. Bir kimsenin, örneğin yüz dinara satın aldığı bir malı, her on dinarı onbir dinara gelecek şekilde satmasında bir beis yoktur. Bu durumda on dinar ana para, bir dinar ise kar olur. Alimler çoğunluğu, murabaha satışında satıcının yaptığı tüm masrafları maliyette) hesap etme hakkına sahip olduğu görüşündedir. Bu durumda satıcı, Bana bu kadara mal oldu" der. Bu hadisin, yukarıdaki konu başlığı altında zikredilmesinin sebebi, eğer bir beldede on dinara alınan bir şey, onbir dinara satılıyor ise, müşteri de bu örfe göre satmış ise bunda bir beis yoktur. Bahsi geçen Hind, Utbe'nin kızı, Ebu Süfyan'ın hanımı Hind'dir. Hasan, Hasan-ı Basri'dir. Rivayetin burada zikredilmesinin sebebi, Hasan'ın, daha önceki ücrete dayanarak, ücret pazarlığı yapmamış olmasıdır. O, iyilik olsun diye, daha önceki ücretten biraz fazlasını ödemiştir. Buhari burada üç hadis zikretmiş bulunmaktadır: Birincisi, Ebu Taybe ile ilgili Enes'in rivayet ettiği hadistir. İkincisi, Hind'le ilgili olayı anlatan Hz. Aişe'nin rivayet ettiği hadistir. Geniş açıklama "Nafakalar" bölümünde gelecektir. Burada konuyla ilgili bölüm, Nebi s.a.v.'in, "Yetecek kadar örfe göre onun malından al" sözüdür. O s.a.v., şer'i bir sınırlama bulunmayan bu konuda işi örfe havale etmiştir. Üçüncüsü ise. Hz. Aişe'nin naklettiği, "Zengin olan (velI) iffetli olmaya çalışsın" (Nisa 6). ayetidir. Bu konuyla ilgili açıklamalar, inşaaIlah, Nisa suresinin tefsiri yapılırken gelecektir. SONRAKİ
Narrated Hisham bin `Urwa from his father:who heard Aisha saying, "The Holy Verse; 'Whoever amongst the guardians is rich, he should take no wages (from the property of the orphans) but If he is poor, let him have for himself what is just and reasonable (according to his labors)' (4.6) was revealed concerning the guardian of the orphans who looks after them and manages favorably their financial affairs; If the guardian Is poor, he could have from It what Is just and reasonable, (according to his labors)