حَدَّثَنِي مَحْمُودٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ جَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الشُّفْعَةَ فِي كُلِّ مَالٍ لَمْ يُقْسَمْ، فَإِذَا وَقَعَتِ الْحُدُودُ وَصُرِّفَتِ الطُّرُقُ فَلاَ شُفْعَةَ.
Cabir r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem taksim edilmemiş bütün mallarda şuf'a hakkı bulunduğuna hükmetmiştir. Sınırlar belirlenip yollar ayrılınca artık şüf'a hakkı yoktur Tekrar: 2214, 2257, 2495, 2496, 6976 AŞAĞIDA 2215 TE 3 MAĞARA ARKADAŞI HADİSİ AÇIKLAMA: İbn Battal şöyle der: "Şayi' mülkiyette (iştirak halinde mülkiyet) olan bütün mallarda, ortağı diğer ortağa mal satması caizdir. Ortak, sanki üçüncü bir şahsa satıyor gibi değerlendirilir. Ortak, üçüncü şahsa satarsa, diğer ortağın şüf'a hakkı vardır. Eğer ortağa satarsa, şüf'a hakkı ortadan kalkar." Başka bir alim şöyle demiştir: "Konu başlığı, ortağın diğer bir ortağa mal satmasının hükmüyle ilgilidir. Burada ortağı, şüf'a hakkı bulunan malı, diğer ortağa satmaya teşvik etmek amaçlanmıştır. Eğer başkasına satarsa diğer ortağın, söz konusu malı zorla (kanuni hak olarak) alma hakkı vardır.
Narrated Jabir:Allah's Messenger (ﷺ) gave preemption (to the partner) in every joint property, but if the boundaries of the property were demarcated or the ways and streets were fixed, then there was no pre-emption