حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ تَزَوَّجْتُ امْرَأَةً فَجَاءَتِ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ إِنِّي قَدْ أَرْضَعْتُكُمَا. فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " وَكَيْفَ وَقَدْ قِيلَ دَعْهَا عَنْكَ " أَوْ نَحْوَهُ.
Ebu Said el-Hudri r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Kadının şahitliği, erkeğin şahitliğinin yarısı kadar değil midir?" diye sordu. Kadınlar "Evet, öyledir" dediler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "İşte bu, onların akıllarının eksikliğindendir" buyurdu. AÇIKLAMA: İbnü'l-Münzir bu ayetin tefsiri ile ilgili olarak şöyle der: "Alimler bu ayetin ilk bakışta anlaşılan (zahir) anlamı ile amel edileceği hususunda icma etmişler ve kadınların erkeklerle birlikte şahitlik etmesini geçerli görmüşlerdir. Alimlerin geneli bunu borçlar ve mali konularla sınırlandırarak "had ve kısas cezalarında kadınların şahitliği geçerli olmaz" demişlerdir. Evlilik, boşama, nesep ve ve la hakkı konularında ise görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Alimlerin geneli bu konularda kadınların şahitliğini geçerli görmezken, Kufe fakihleri geçerli görmüşlerdir. İbnü'l-Münzir devamla şöyle demiştir: Alimler, adet görme, doğum, doğan çocuğun ağlaması ve kadınlara özel kusurlar gibi, erkeklerin bilgi sahibi olamayacağı konularda yalnızca kadınların şahitlik etmesinin geçerli olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Süt emme konusunda ise görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Nitekim bu, bir sonraki konuda gelecektir. Ebu Ubeyd ise şöyle der: Alimlerin, kadınların mali konulardaki şahitliklerinin geçerli olduğu konusunda görüş birliği etmeleri, söz konusu ayetten dolayıdır. Had ve kısas cezalarında kadınların şahitliğini kabul etmemekte görüş birliği etmeleri "Dört şahit getiremezlerse ... " ayetinden dolayıdır. Evlilik vb. konularda görüş ayrılığına düşmelerine gelince alimlerin bir kısmı evlili'gi, mehir ve nafaka gibi mali unsurlar taşıdığından dolayı mallara kıyas etmişlerdir. Bazı alimler ise evlilik yoluyla cinsel yararlanmanın helal olması ve evlenme haramlığının doğmasından dolayı bunu had cezalarına kıyas etmişlerdir. Ebu Ubeyd devamla şöyle demiştir: Benim tercih ettiğim görüş ikinci görüştür. "İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun" ayeti de bu görüşü destekler. Ayrıca Allah evliliğe "hudud" (hadler) diyerek "Bunlar Allah'ın sınırlarıdır" buyurmuştur. Kadınların şahitliği ise had cezalarında kabul edilmez. İşlem yapma yetkisine sahip olmadıkları bir konuda onların şahitliği nasıl kabul edilebilir ki' Kadınların şahitliğinin geçerliliği koıusundaki bu ayırım, konu başlığı ile çeIişmez. Çünkü konu başlığı, kadınların şahitliklerinin genel hatlarıyla kabul edileceğini ifade eder. Alimler, erkeklerin bilgi sahibi olamayacakları konularda bir kadının şahitliğinin yeterli olup olmadığında görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Alimlerin geneline göre dört kadının şahitlik etmesi gerekir. İmam Malik ve İbn Ebi Leyla'dan iki kadının şahitliğinin yeterli olduğu görüşü nakledilmiştir. Şa'bi ve Sevri ise bir kadının şahitliğini yeterli görmüşlerdir. Hanefllerin görüşü de böyledir. Mühelleb şöyle demiştir: Bu hadis, zeka ve öğrendiğini hafızasında tutabilme (zabt) gücüne göre şahitlerin birbirinden üstün olduğunu gösterir. Bu durumda akıllı ve uyanık olan kişinin şahitliği, zeki olmayan salih (iyi halli) kişinin şahitliğinden önde tutulur. Muhelleb devamla şöyle demiştir: Ayetten şu hüküm de çıkartılır: Bir olaya bizzat şahit olan kişi, sonradan olayı unutsa ve aynı olaya şahid olan bir arkadaşı ona ayrıntıları hatırlatsa onun o olaya şahitlik etmesi geçerli olur. Konuyla ilgili, İmam Şafii annesinden nükteli bir olayaktarmıştır: Şafii'nin annesi bir başka kadınla birlikte Mekke kadısının huzurunda şahitlik etmişti. Kadı, onları imtihan etmek istedi. Bunun üzerine Şafii'nin annesi "Senin bunu yapma yetkin yok. Çünkü Allah Teala "biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için ... " buyuruyor" dedi. 13. CARİYE VE KÖLELERİN ŞAHİTLİĞİ Enes r.a. "Köle, adaletli ise şahitlik etmesi caizdir" demiştir. Şureyh ve Zürare b. Evfa da bunu geçerli görmüşlerdir. İbn Sirin "Kölenin şahitliği geçerlidir; ancak efendisi lehine şahitlik edemez" demiştir. Hasen-i Basrı ve İbrahim en-Nehaı önemsiz konularda şahitliğini geçerli kabul etmişlerdir. Şureyh "Hepiniz köle ve cariye çocuklarısınız" demiştir.
Narrated `Uqba bin Al-Harith:I married a woman and later on a woman came and said, "I suckled you both." So, I went to the Prophet (to ask him about it). He said, "How can you (keep her as a wife) when it has been said (that you were foster brother and sister)? Leave (divorce) her