حَدَّثَنِي ثَابِتُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. وَعَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زُبَيْدٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " لَيْسَ مِنَّا مَنْ ضَرَبَ الْخُدُودَ، وَشَقَّ الْجُيُوبَ، وَدَعَا بِدَعْوَى الْجَاهِلِيَّةِ ".
Abdullah r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yanaklarına vuran, yakalarını yırtan, cahiliye davasını güden kimseler bizden değildir." AÇIKLAMA: "Cahiliye davasını gütmenin yasak oluşu." Cahiliye davası, savaş istendiği sırada yardıma çağırmak demektir. Onlar: Ey filan oğulları diye çağırırlar ve bir araya gelip toplanırlar. Zalim dahi olsa bu şekilde yardıma çağırana yardım ediyorlardı. İslam getirdiği hükümlerle bunu yasakladı. "Güçlü, kahraman bir adam" diye sözü geçen kişinin Habeşlilerin yaptığı gibi harbelerle oynayan birisi olduğu da söylenir. Bu adam Ğıfaroğullarındarr Cehcah b. Kays'dır. Ömer b. el-Hattab'ın yanında ücretle çalışan birisi idi. Ensardan olan şahıs ise Hazrecli Salim oğulları ile antlaşması bulunan Sinan b. VeBerai. İleride el-Munafikun suresinin tefsirinde buna dair açıklamalar gelecektir. (4905'de) "Vurdu" lafzı, arkasına, kıçına vurdu, demektir. "O davayı gütmeyi bırakınız, çünkü o pistir" buyruğu ile kastedilen de cahilie davasını gütmektir. SONRAKİ
Narrated `Abdullah (bin Mas`ud):The Prophet (ﷺ) said, "Who-ever slaps his face or tears the bosom of his dress, or calls the calls of the Period of Ignorance, is not from us