حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، سَمِعَ زُهَيْرًا، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، رضى الله عنه أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى إِلَى بَيْتِ الْمَقْدِسِ سِتَّةَ عَشَرَ شَهْرًا أَوْ سَبْعَةَ عَشَرَ شَهْرًا، وَكَانَ يُعْجِبُهُ أَنْ تَكُونَ قِبْلَتُهُ قِبَلَ الْبَيْتِ، وَإِنَّهُ صَلَّى ـ أَوْ صَلاَّهَا ـ صَلاَةَ الْعَصْرِ، وَصَلَّى مَعَهُ قَوْمٌ، فَخَرَجَ رَجُلٌ مِمَّنْ كَانَ صَلَّى مَعَهُ، فَمَرَّ عَلَى أَهْلِ الْمَسْجِدِ وَهُمْ رَاكِعُونَ قَالَ أَشْهَدُ بِاللَّهِ لَقَدْ صَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قِبَلَ مَكَّةَ، فَدَارُوا كَمَا هُمْ قِبَلَ الْبَيْتِ، وَكَانَ الَّذِي مَاتَ عَلَى الْقِبْلَةِ قَبْلَ أَنْ تُحَوَّلَ قِبَلَ الْبَيْتِ رِجَالٌ قُتِلُوا لَمْ نَدْرِ مَا نَقُولُ فِيهِمْ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ {وَمَا كَانَ اللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَانَكُمْ إِنَّ اللَّهَ بِالنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَحِيمٌ }
Ebu Hureyre'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Ehl-i Kitab Tevrat'ı İbranice okuyup, Müslümanlara Arpça olarak açıklıyorlardı. Bu durum karşısında Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ehl-i Kitablı ne tasdik edin, ne de yalanlayın! Ancak 'Biz Allaha ve bize indirilene ... '299 iman ettik deyin!" Bu Hadisin geçtiği diğer yerler: 7262, 7542. Fethu'l-Bari Açıklaması: : "Ehl-i Kitab" Bu hadiste ehl-i kitap ile yahudiler kastedilmiştir. "Ehl-i Kitablı ne tasdik edin, ne de yalanlayın!" Çünkü Ehl-i Kitab'ın Müslümanlara bildirdiği konular doğru da olabilir, yalan da. Eğer doğru ise, Müslümanlar yalanladıkları takdirde hakkı yalanlamış olurlar. Eğer yalan ise, tasdik ettikleri takdirde yalanı doğrulamış olurlar. Her iki durumda da sıkıntıya düşerler. Ehl-i Kitablın bizim dinimiz tarafından tam tersinin kabul edildiği bir takım hususlarını yalanlamak bu yasağın kapsamına girmez. Aynı şekilde bizim dinimiz tarafından onaylanan bir takım meselelerini doğrulamak da bu yasağın kapsa' mına girmez. İmam Şafil bu konuya dikkat çekmiştir. Bu hadisten problemli konulara dalmaktan çekinmek, bu hususlarda zan ile kesin karara varmaktan kaçınmak sonucu çıkar. Bu yüzden selef-i salihl'nden nakledilen bu tür haberler bu şekilde değerlendirilir. 12. "İNSANLARDAN BİR KISIM KIT AKıLLıLAR: YÖNELMEKTE OLDUKLARI KIBLELERİNDEN ONLARI ÇEVİREN NEDİR? DİYECEKLER. DE Kİ: DOĞU DA, BATI DA ALLAH'INDIR. O DİLEDİĞİNİ DOĞRU VOLA İLETİR," [Bakara 142] AYETİNİN TEFSİRİ
Narrated Al-Bara:The Prophet (ﷺ) prayed facing Bait-ulMaqdis (i.e. Jerusalem) for sixteen or seventeen months but he wished that his Qibla would be the Ka`ba (at Mecca). (So Allah Revealed (2.144) and he offered `Asr prayers(in his Mosque facing Ka`ba at Mecca) and some people prayed with him. A man from among those who had prayed with him, went out and passed by some people offering prayer in another mosque, and they were in the state of bowing. He said, "I, (swearing by Allah,) testify that I have prayed with the Prophet (ﷺ) facing Mecca." Hearing that, they turned their faces to the Ka`ba while they were still bowing. Some men had died before the Qibla was changed towards the Ka`ba. They had been killed and we did not know what to say about them (i.e. whether their prayers towards Jerusalem were accepted or not). So Allah revealed:-- "And Allah would never make your faith (i.e. prayer) to be lost (i.e. your prayers offered (towards Jerusalem). Truly Allah is Full of Pity, Most Merciful towards mankind