Sahih-i Buhari Vasiyet # 2637
Arapça Metin

حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ النُّمَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا يُونُسُ،‏.‏ وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ، وَابْنُ الْمُسَيَّبِ، وَعَلْقَمَةُ بْنُ وَقَّاصٍ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ حَدِيثِ، عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ وَبَعْضُ حَدِيثِهِمْ يُصَدِّقُ بَعْضًا، حِينَ قَالَ لَهَا أَهْلُ الإِفْكِ، فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلِيًّا وَأُسَامَةَ حِينَ اسْتَلْبَثَ الْوَحْىُ يَسْتَأْمِرُهُمَا فِي فِرَاقِ أَهْلِهِ، فَأَمَّا أُسَامَةُ فَقَالَ أَهْلُكَ وَلاَ نَعْلَمُ إِلاَّ خَيْرًا‏.‏ وَقَالَتْ بَرِيرَةُ إِنْ رَأَيْتُ عَلَيْهَا أَمْرًا أَغْمِصُهُ أَكْثَرَ مِنْ أَنَّهَا جَارِيَةٌ حَدِيثَةُ السِّنِّ تَنَامُ عَنْ عَجِينِ أَهْلِهَا، فَتَأْتِي الدَّاجِنُ فَتَأْكُلُهُ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ يَعْذِرُنَا مِنْ رَجُلٍ بَلَغَنِي أَذَاهُ فِي أَهْلِ بَيْتِي فَوَاللَّهِ مَا عَلِمْتُ مِنْ أَهْلِي إِلاَّ خَيْرًا، وَلَقَدْ ذَكَرُوا رَجُلاً مَا عَلِمْتُ عَلَيْهِ إِلاَّ خَيْرًا ‏"‏‏.‏

Türkçe Tercüme

Ubeydullah'tan rivayet edilmiştir: (Bu hadis, ifk hadisesi ile ilgilidir ve sözleri birbirini doğrulamaktadır.) Aişe'ye iftira atanlar söyleyeceklerini söyledikten sonra vahiy gecikince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hz. Ali'yi ve Usame'yi yanına çağırdı ve Hz. Aişe'den ayrılma konusunda onlara danıştı. Usame: "Evliliğini devam ettir. Biz onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyoruz" dedi. Berire: "Ben onun hakkında açıklayacağım hiçbir şey bilmiyorum. Tek kusuru vardır. O da genç kız olmasından dolayı evinin hamurunu yoğururken uyuklayıverir, tavuk da gelir onu yerdi" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Aile fertlerim hakkında bana sıkıntı veren bir kişiyi (cezalandırmam) konusunda beni kim mazur görür! Öyle bir kişiden söz ediyorlar ki (bu işi yaptı diye öyle birini suçluyorlar ki) onun hakkında hayırdan başka hiçbir şey bilmiyorum" buyurdu. AÇIKLAMA: İbn Battal şöyle demiştir: Tahavi, Ebu Yusuf'tan "Bir kişi bu sözü söylediğinde ben sözü edilen kişinin şahitliğini kabul ederim" dediğini nakletmiş ve bu konuda Kuıfe fakıhleri arasında herhangi bir görüş ayrılığına değinmemiştir. Kufe fakıhleri bu görüşleri için ifk hadisini delil getirmişlerdir. İmam Malik ise şöyle demiştir: Bu söz, o kişinin adilolduğunu (şahitlik etme yetkisine sahip olduğunu) göstermez. Kişi, tezkiye ettiği kişi hakkında "o, (adil) ve razı olunan (beğenilen) bir kişidir" demediği sürece onu tezkiye etmiş olmaz. İmam Şafii ise "adildir" demediği sürece tezkiye etmiş olmaz, demiştir. Ondan nakledilen bir diğer görüşe göre ise tez ki ye etmek için "o, adil, all ve veli bir kimsedir" demesi gerekir. Tezkiye edenin, tezkiye ettiği kişinin özel durumlarını bilmesi gerekir. Bunun delili şudur: Bir kişi hakkında hayırdan başka bir şey bilmemek, onda hiçbir kötü nitelik olmadığı anlamına gelmez. Hanefllerin Üsame hadisini delil getirmelerine Mühelleb şöyle cevap vermiştir: Bu olay, Allah'ın halkını tamamen tezkiye ettiği bir çağda meydana gelmiştir. Onlarda cerh (adalet vasfını engelleyen nitelikler) çok nadir olurdu. Bundan dolayı onların "Onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum" demesi yetiyordu. Günümüzde ise insanlardaadalet vasfını zedeleyen niteliklere sıklıkla rastlanmaktadır. Dolayısıyla "adalet" vasfının özellikle belirtilmesi gerekir. Ben derim ki: Buhari, konuyla ilgili görüş ayrılığı çok güçlü olduğu için, başlıkta hükmü açık bir ifade ile zikretm~miş ve konuya soru tarzında bir başlık koymuştur. İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: Ta'dil (birinin adil olduğuna şahitlik etmek), onun şahitliğinin geçerli olduğunu belirtmektir. Hz. Aişe, bu olayda şahit değildi ve tadil edilmeye ihtiyacı yoktu. Çünkü aslolan, kişinin suçsuzluğudur (beraet). Hz. Aişe, kendisine yöneltilen suçlamayı bertaraf ederek hakkındaki iddianın kabul edilmemesine ihtiyaç duyuyordu. Bu konuda ise bu söz yeterli olur. Dolayısıyla bu hadis, •şahidin tadilinde "Ben onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum" sözünü yeterli- görenler için delilolmaz.

English Translation

Narrated `Urwa bin Al-Musaiyab Alqama bin Waqqas and Ubaidullah bin `Abdullah:About the story of `Aisha and their narrations were similar attesting each other, when the liars said what they invented about `Aisha, and the Divine Inspiration was delayed, Allah's Messenger (ﷺ) sent for `Ali and Usama to consult them in divorcing his wife (i.e. `Aisha). Usama said, "Keep your wife, as we know nothing about her except good." Barirah said, "I cannot accuse her of any defect except that she is still a young girl who sleeps, neglecting her family's dough which the domestic goats come to eat (i.e. she was too simple-minded to deceive her husband)." Allah's Messenger (ﷺ) said, "Who can help me to take revenge over the man who has harmed me by defaming the reputation of my family? By Allah, I have not known about my family anything except good, and they mentioned (i.e. accused) a man about whom I did not know anything except good

Hadis No: 2637 Kaynak: Sahih-i Buhari Derece: Sahih Kitap: Vasiyet