حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ لِلَّهِ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمَا مِائَةً إِلاَّ وَاحِدًا مَنْ أَحْصَاهَا دَخَلَ الْجَنَّةَ ".
Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ın doksan dokuz ismi, bir hariç yüz ismi vardır. Kim bu isimleri sayarsa cennete girer" buyurmuştur. Tekrar: 6410, 7392. AÇIKLAMA: İkrarda istisna caizdir. İster azı çoktan, ister çoğu azdan istisna etsin. Çoktan azın istisna edilmesinin caiz olduğu konusunda görüş ayrılığı yoktur. Azdan çoğun istisna edilmesinin caiz olup olmadığı konusunda ise görüş ayrılığı vardır. Ancak alimlerin çoğunluğu bunun da caiz olduğu görüşündedir. Şureyh'in Verdiği İki Hüküm : Şureyh her iki konuda da zor altında kalmaksızın kendini bir şartla bağlayan kişinin aleyhine karar vermiştir. İkinci konuda Ebu Hanife, Ahmed İbn Hanbel ve İshak İbn Rahuye'nin görüşü de Şureyh'inki gibidir. Malik ve alimlerin çoğunluğu ise "Satım sözleşmesi geçerli olur, ancak şart geçersiz olur" demişlerdir. Birinci konuda ise alimler Şureyh ile görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Bazı alimler Şureyh'in bu görüşünün gerekçesini şöyle açıklamışlardır: Genellikle deve sahibi, develerini otlağa salar. Bir tüccarla belirli bir gün için anlaşınca develerini onun için getirir. Anlaşılan günde tüccar yola çıkış hazırlığını tamamlayamamışsa bu develerin sahibine zarar verir. Çünkü onlara yem vermesi gerekir. Bundan dolayı develerin sahibi onların yem masrafını karşılayabilsin diye, tüccarların belirli miktarda bir malı ödemeye söz vermeleri örfe dönüşmüştür. Ancak alimlerin çoğunluğu "Bu bir vaattir. Dolayısıyla yerine getirilmesi gerekmez" demişlerdir. Doğrusunu Allah bilir.
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "Allah has ninety-nine names, i.e. one-hundred minus one, and whoever knows them will go to Paradise." (Please see Hadith No. 419 Vol)