Sahih-i Buhari Cihad # 2860
Arapça Metin

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ الْخَيْلُ لِثَلاَثَةٍ لِرَجُلٍ أَجْرٌ، وَلِرَجُلٍ سِتْرٌ، وَعَلَى رَجُلٍ وِزْرٌ، فَأَمَّا الَّذِي لَهُ أَجْرٌ فَرَجُلٌ رَبَطَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَأَطَالَ فِي مَرْجٍ أَوْ رَوْضَةٍ، فَمَا أَصَابَتْ فِي طِيَلِهَا ذَلِكَ مِنَ الْمَرْجِ أَوِ الرَّوْضَةِ كَانَتْ لَهُ حَسَنَاتٍ، وَلَوْ أَنَّهَا قَطَعَتْ طِيَلَهَا فَاسْتَنَّتْ شَرَفًا أَوْ شَرَفَيْنِ كَانَتْ أَرْوَاثُهَا وَآثَارُهَا حَسَنَاتٍ لَهُ، وَلَوْ أَنَّهَا مَرَّتْ بِنَهَرٍ فَشَرِبَتْ مِنْهُ وَلَمْ يُرِدْ أَنْ يَسْقِيَهَا كَانَ ذَلِكَ حَسَنَاتٍ لَهُ، وَرَجُلٌ رَبَطَهَا فَخْرًا وَرِئَاءً وَنِوَاءً لأَهْلِ الإِسْلاَمِ فَهْىَ وِزْرٌ عَلَى ذَلِكَ ‏"‏‏.‏ وَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْحُمُرِ، فَقَالَ ‏"‏ مَا أُنْزِلَ عَلَىَّ فِيهَا إِلاَّ هَذِهِ الآيَةُ الْجَامِعَةُ الْفَاذَّةُ ‏{‏فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ * وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ‏}‏‏"‏‏.‏

Türkçe Tercüme

Ebu Hureyre'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "At üç amaçla kullanılır. Buna göre ata sahip olmak kimisi için sevaptır, kimisi için hicaptır (örtüdür) ve bazıları için de azaptır. At şu kişi için sevaptır: Bu şahıs atı Allah yolunda kullanmak üzere bağlayıp besler; onun boynuna bir ip bağlayıp yere sabitledikten sonra otlaklara veya bahçelere salar. İşte atın bu otlaklarda veya bahçelerde ipe bağlı olarak yayıldığı sürece yediği her şeyonun için sevap olur. Eğer at ipini koparır da bir ya da iki tepeyi aşarsa pislemesi ve bıraktığı izler yine- sahibi için sevap olarak yazılır. At bir ırmağa gelip suyundan içerse atın sahibi onu sulamak amacı taşımasa bile aynı şekilde bundan dolayı sevap alır. Atın hangi durumda sahibi için bir günah aracı olduğuna gelince bu atıyla Müslümanlara karşı övünmek, caka satmak ve gösteriş yapmak için bağlanırsa sahibi için azap olur." Ashab-ı kiram merkeplerin de aynı hüküm kapsamına girip girmediğini sorunca Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu cevabı verdi: "Bu konuyla ilgili olarak bana vahyedilen en kapsamlı ve tek ayet şudur: "Kim zerre miktarı hayır yapmışsa bunun karşılığını görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onun karşılığını görür. " [Zilza! 7-8] AÇIKLAMA: Ayet-i kerıme, sayılan hayvanların (at, katır, merkep) binek ve süs olarak kullanıldığına işaret eder. Söz konusu hayvanları bu amaçlarla kullanmakta herhangi bir sakınca yoktur. Fakat bu hayvanları kullanırken taşıdığı niyet, verilecek hükümde belirleyici olur. Buna göre kişi Allah'a itaat amacı güderek bu hayvanları edinirse işlemiş olduğu fiil nafile ibadet (nedb) derecesine yükselirken, isyan amacıyla bu hayvanlara sahip olmak günahtır. Atın üç amaçla edinilmesi şu anlama gelir: At binek olarak kullanıldığı gibi ticarı faaliyetlerde bulunmak için de kullanılır. Bu iki kullanım sırasında kişinin güttüğü amaç hükmü belirler. Amaç Allah'a itaat etmek olursa kişi için sevap yazılır, isyan amaçlı kullanımlar günaha ve dolayısıyla azaba yol açar. Bu iki amaçtan hiç biri yoksa at sahibi için koruyucu örtü olur .. Bir kimse yavrularını yetiştirip satarak veya kiraya verip ücretini alarak para kazanmak ve böylece insanlara el açmaktan ve muhtaç olmaktan korunmak amacıyla at beslerse bu durumda at onun için koruyucu örtü olur. Nitekim İmam Müslim'in Süheyl yoluyla babasından naklettiği rivayette şöyle buyurulmuştur: "Bir kimse insanlara muhtaç olmamak, zinet olarak kul/anmak ve iyi bir mal sahibi olmak amacıyla at beslerse bu durumda at onun için koruyucu örtü Olur." Hadisteki "ve atın kendisi (rakabe) ile ilgili olarak sahibi tarafından yerine getirilmesi gereken Allah'ın hakkını unutmazsa" ifadesinde geçen Allah'ın hakkı terkibiyle ilgili olarak şu açıklamalar yapılmıştır: 1. Atın bakımını ve temizliğini gerektiği gibi yerine getirmek, açlığını, susuzluğunu giderip üzerine aşırı yük yüklememek, binerken şefkatli davranmaktır. / Burada atın bizzat kendisi (rakabe) özellikle zikredilmiştir. Çünkü at genellikle başkaları tarafından ödünç (ariyet) olarak istenir. Ariyette ise atın geri iade edilmek üzere bizzat kendisi teslim edilir ve ariyet alanın yararlanması sağlanır. Ata zekat gerekmediğini söyleyenlerin görüşünün dayanağı budur. 2. Allah'ın hakkını unutmamaktan maksat, erkek atların çiftleşmesine müsaade etmek ve onları Allah yolunda cihad için kullanmaktır. Hasan-i Basri, Şa'bi ve Mücahid'in görüşü budur. 3. Yine Allah'ın hakkından maksat Ebu Hanife ile Hammad'a göre zekattır. Ancak Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ile diğer alimler bu konuda hocaları Ebu Hanife ile aynı görüşte değildir. Hatta Ebu Ömer: "Ebu Hanife'den önce bu görüşü savunan bir kişi bile görmedim" demiştir. Bu hadis Allah'a itaat yolunda ve mübah olan işlerde kullanıldığı sürece atların yelelerinde hayır ve bereket olacağını ifade etmektedir. Aksi halde hayır ve bereketten yoksun olacaktır. Hadiste geçen "en kapsamlı ve tek ayet" ifadesinin açıklaması: Ayet en kapsamlı ayettir. Çünkü bütün itaat ve isyan çeşitlerini kapsamına alır. Bu konudaki tek ayettir. Çünkü bu anlamı ifade eden başka ayet yoktur. İbnü't-Tin şöyle demiştir: "Bu ayet, merkebi Allah yolunda, O'na itaat amacıyla edinen kimselerin bunun sevabını göreceklerini, buna karşılık isyan amacıyla edinenlerin de bunun cezasını göreceklerini göstermektedir." 49. SAVAŞTA BAŞKASININ BİNEĞİNE ONU HAREKETE GEÇİRMEK MAKSADIYLA VURMAK

English Translation

Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, " Horses are kept for one of three purposes; for some people they are a source of reward, for some others they are a means of shelter and for some others they are a source of sins. The one for whom they are a source of reward, is he who keeps a horse for Allah's Cause (i.e. Jihad) tying it with a long tether on a meadow or in a garden with the result that whatever it eats from the area of the meadow or the garden where it is tied will be counted as good deeds for his benefit, and if it should break its rope and jump over one or two hillocks then all its dung and its foot marks will be written as good deeds for him; and if it passes by a river and drinks water from it even though he had no intention of watering it, even then he will get the reward for its drinking. As for the man for whom horses are a source of sins, he is the one who keeps a horse for the sake of pride and pretense and showing enmity for Muslims: such a horse will be a source of sins for him. When Allah's Messenger (ﷺ) was asked about donkeys, he replied, "Nothing has been revealed to me about them except this unique, comprehensive Verse: "Then anyone who does an atom's (or a small ant's) weight of good shall see it; And anyone who does an atom's (or a small ant's) weight of evil, shall see it

Hadis No: 2860 Kaynak: Sahih-i Buhari Derece: Sahih Kitap: Kurban