حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ أَنْفِقْ أُنْفِقْ عَلَيْكَ ـ وَقَالَ ـ يَدُ اللَّهِ مَلأَى لاَ تَغِيضُهَا نَفَقَةٌ، سَحَّاءُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ ـ وَقَالَ ـ أَرَأَيْتُمْ مَا أَنْفَقَ مُنْذُ خَلَقَ السَّمَاءَ وَالأَرْضَ فَإِنَّهُ لَمْ يَغِضْ مَا فِي يَدِهِ، وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَاءِ، وَبِيَدِهِ الْمِيزَانُ يَخْفِضُ وَيَرْفَعُ ". {اعْتَرَاكَ} افْتَعَلْتَ مِنْ عَرَوْتُهُ أَىْ أَصَبْتُهُ، وَمِنْهُ يَعْرُوهُ وَاعْتَرَانِي {آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا} أَىْ فِي مِلْكِهِ وَسُلْطَانِهِ. عَنِيدٌ وَعَنُودٌ وَعَانِدٌ وَاحِدٌ، هُوَ تَأْكِيدُ التَّجَبُّرِ، {اسْتَعْمَرَكُمْ} جَعَلَكُمْ عُمَّارًا، أَعْمَرْتُهُ الدَّارَ فَهْىَ عُمْرَى جَعَلْتُهَا لَهُ. {نَكِرَهُمْ} وَأَنْكَرَهُمْ وَاسْتَنْكَرَهُمْ وَاحِدٌ {حَمِيدٌ مَجِيدٌ} كَأَنَّهُ فَعِيلٌ مِنْ مَاجِدٍ. مَحْمُودٌ مِنْ حَمِدَ. سِجِّيلٌ الشَّدِيدُ الْكَبِيرُ. سِجِّيلٌ وَسِجِّينٌ وَاللاَّمُ وَالنُّونُ أُخْتَانِ، وَقَالَ تَمِيمُ بْنُ مُقْبِلٍ وَرَجْلَةٍ يَضْرِبُونَ الْبَيْضَ ضَاحِيَةً ضَرْبًا تَوَاصَى بِهِ الأَبْطَالُ سِجِّينَا
Ebu Hureyrelden rivayet edildiğine göre, Nebi Sallallahu Alyhi ve Sellem Allah Teala'nın şöyle buyurduğunu bildirmiştir: Sen infak et ki, Ben de sana infak edeyim! Kendisi de şöyle buyurmuştur: Allah'ın eli doludur. Harcamak onu boşaltmaz. Gece gündüz infakta bulunur. Daha sonra şu soruyu sorarak, şu şekilde devam etmiştir: Göğü ve yeri yarattığı andan itibaren infak ettiklerini hiç düşündünüz mü? Allah'ın elindekiler hiç tükenmedi. O'nun arşı suyun üzerindedir. Terazi de elindedir. Dilediği kefesini yükseltir, dilediği kefesini alçaltır. Hadisin geçtiği diğer yerler: 5352. 7411, 7419, 7496. "ona isabet ettim" anlamına gelen عروته aravtuhu kökünden iftial vezninde bir kelimedir.........ya'ruhu (Falanca ona çarptı.) ve .......i'terani (Bir şey beni sardı, kapladı) ifadeleri de aynı kök ve vezindedir. آخذ (Hud 56) ifadesi "hakimiyeti ve otoritesı altına almak" anlamına gelir. عنيد Anid (Hud 59), عنود anud ve عاند anid kelimeleri aynı anlama gelir ve "ileri derecede' büyüklenmeyi" ifade eder. استعمركم İste'merakum (Hud 61) ifadesi, "Sizi yeryüzünü imar eden A'martuhu ed-dara cümlesi, "Ömrü boyunca evi ona verdim," anlamına مجيد Hamidun Mecid, (Hud 73) öyle anlaşılıyor.....Mecidun kelimesi fail sigasında ...macid anlamında, ...Hamid kelimesi de ....hamide fiilinin ism-i mef'ulü manasında kullanılmıştır. سجيل Siccil (Hud 82-83), "sert ve büyük" anlamına gelir. سجيل Siccil ile siccin aynı manayı ifade eder. Çünkü nun harfi ile lam harfi Kardeştir. Nitekim 'Temım İbn Mukbil şu beyti söylemiştir: Nice piyadeler kuşluk vakti indirmişkılıçları boyunlara, Kahraman erler birbirlerine tavsiye eder bunu hararetle. 3. "MEDYEN'E DE KARDEŞLERİ ŞUAVB'I (GÖNDERDİK)," (Hud 84) AYETİNİN TEFSİRİ "Medyen'e" ifadesi "Medyen halkına" anlamına gelir. Çünkü Medyen, bir bölgenin ,adıdır. Buna benzer bir durum da, واسأل ve's'eli'l-karye (Köye sor) ve ....ve's-eli'I-i'r (Kervana sor) ifadelerinde görülmektedir. Bu ifadeler, "Köy'halkına sor" ve "Kervandaki yolculara sor" anlamına gelir. ظهريا Veraekum zlhriyya (Hud 92) ifadesi "Allah'ın emirlerine yönelmediniz, anlamına gelir. Nitekim Araplar, ihtiyacını karşılamayan kimseye " ظهرت zaherte bi haceti' ve cealteni' zıhriyya" (ihtiyacımı arkana' attın. Bana sırt çerdin) der. Bir de ظهري zlhriyy kelimesi, "kişinin ihtiyaç anında kullanmak üzere yanına binek veya kap alması" anlamına gelir. أرذالنا Eraziluna (Hud 27) "alt tabakamız!basit insanlarımız" manasını ifade eder. إجرامي icrami (Hud 35) kelimesi, أجرمت ecramtu fiilinin masdarıdır. Bazıları bunun ...iceramtu'nun masdarı olduğunu söylemiştir. فلك Fulk ve فلك felek kelimelerinin anlamı birdir. [Hem tekil, hem de çoğul olarak kullanıldıkları için] "gemi ve gemiler" manasına gelirler. مجرها Mücraha. kelimesi "geminin hareket ettirilmesi" anlamına gelir. أجريت Ecraytu fiilinin masdandır. أرسيت Erseytu ise "Hapsettimlengel oldum," manasına gelir. Ayet مرساها mersaha ve مجراها mecraha şeklinde de okunmuştur. Bu durumda ....mersaha .....rasa; .....mecraha de ....cera fiilinden türetilmiştir. Ayet ...mücriha ve ....mürsiha şeklinde de okunmuştur. Bu durumda bu kelimeler, ....ucriye'den .....ecra'nın meçhul sigasından) türemiştir.(Hud 41) ....Rasiyat "sabit" anlamına gelir.(Sebe' 13) /18/. 4. "RABLERİNE KARŞI YALAN SÖYLEYENLERDİR, DİYECEKLER. BİLİN Kİ, ALLAH'IN LANETİ ZALİMLERİN ÜZERİNEDİR!" (Hud 18) AYETİNİN TEFSİRİ الأشهاد ve yekulu'l-eşhad (şahitler der) ifadesindeki الأشهاد eşhad kelimesi, شاهد şahid kelimesinin çoğuludur. Tekillik-çoğulluk bakımından صاحب وأصحاب sahib ve ashab kelimelerine benzer.(Hud 18)
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "Allah said, 'Spend (O man), and I shall spend on you." He also said, "Allah's Hand is full, and (its fullness) is not affected by the continuous spending night and day." He also said, "Do you see what He has spent since He created the Heavens and the Earth? Nevertheless, what is in His Hand is not decreased, and His Throne was over the water; and in His Hand there is the balance (of justice) whereby He raises and lowers (people)