حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ مُصْعَبٍ، قَالَ سَأَلْتُ أَبِي {قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالأَخْسَرِينَ أَعْمَالاً} هُمُ الْحَرُورِيَّةُ قَالَ لاَ، هُمُ الْيَهُودُ وَالنَّصَارَى، أَمَّا الْيَهُودُ فَكَذَّبُوا مُحَمَّدًا صلى الله عليه وسلم وَأَمَّا النَّصَارَى كَفَرُوا بِالْجَنَّةِ وَقَالُوا لاَ طَعَامَ فِيهَا وَلاَ شَرَابَ، وَالْحَرُورِيَّةُ الَّذِينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللَّهِ مِنْ بَعْدِ مِيثَاقِهِ، وَكَانَ سَعْدٌ يُسَمِّيهِمُ الْفَاسِقِينَ.
Amr İbn Mürre, Mus'ab İbn Sa'dldan şöyle rivayet etmiştir: Babama "De ki: Size, amelce en çok kayıpta bulunanları haber verelim mi?" ayeti ile Harliriyye fırkası mı kastediliyor?" diye sordum. O da şöyle cevap verdi: Hayır. Bu ayette Yahudi ve Hıristiyanlar kastedilmiştir. Yahudiler Hz. Muhammed'in Nebiliğini yalanladılar. Hıristiyanlar ise Cenneti inkar ettiler ve "Orada hiçbir yiyecek ve içecek yoktur," dediler. Harlirller ise "Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönenlerdir. ")Bakara 27) Sa'd onlar için "fasıklar" derdi. Fethu'l-Bari Açıklaması: İmam Buhari bu başlık altında Mus'ab İbn Said İbn Ebı Vakkas'dan gelen hadisi verdi. Harliriye "Harura"ya nispet edilmiştir. Burası, Haricilerin ilk kez Hz. Ali'ye karşı ayaklandıkları köydür. İbn Merduye, Husayn İbn Mus'ab'dan şu rivayeti aktarmıştır: "Harliriye fırkası türediği zaman, babama; 'Bunlar Allah'ın haklarında ayet indirdiği'--kimseler mi?' diye sordum." Yine İbn Merduye,' Kasım İbn Ebı Beze ve Ebu't-Tufeyl kanalıyla bu ayet hakkında Hz. Alilnin şöyle söylediğini aktarmıştır: "Öyle zannediyorum ki, bu ayette anlatılanların bir kısmı Harliriye fırkasına mensup olanlardır." Hakim de başka bir senetle Ebu't-Tufeyl'in şöyle söylediğini rivayet etmiştir: "Hz. Ali şöyle dedi: Bu ayette kastedilenlerin bir kısmı Nehrevan bölgesindeki insanıardır." Hz. Ali bu sözü, Hariciler'in ayaklanmasından önce söylemişti. Bu rivayetin aslı Abdurrezzak'ta bulunmaktadır. Söz konusu rivayetin lafzı ise şu şekildedir: "İbnull-Kevva kalkıp Hz. Ali'nin yanına gitti ve ona 'amelce en çok kayıpta bulunanlar kimdir?' diye sordu. Hz. Ali de şöyle cevap verdi: Yazıklar olsun sana! Onlar, Hanıra halkıdır." Muhtemelen Mus'ab'ın babasına bu konuyu sormasının nedeni budur. Hz. Ali'nin görüşü yabana atılacak türden değiL. Her ne kadar ayet özel bir nedene binaen inse de, lafzı bu manayı da kapsamaktadır. "Harılrıler ise 'Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönenlerdir, "(Bakara 27) ifadesi İmam Nesaıinin rivayetinde "Harurller ise Allah'ın kendileri hakkında 'Allah'ın riayet edilmesini emrettiği ilişkileri keserler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte bunlar ziyana uğrayanlann ta kendileridir,' buyurduğu kimselerdir," şeklinde geçmektedir. İbn Merduye'nin rivayetinde hadisin son kısmı "İşte bunlar fasıklann ta kendileridir," şeklinde geçmiştir ki, bu yanlıştır. Doğrusu, "İşte bunlar ziyana uğrayan lan n ta kendileridir," ifadesidir. Hakim'in bir rivayetinde şöyle geçmektedir: "Hariciler, yoldan çıkmıştır. Allah da onların kalplerini kaydırmıştır." İbn Merduye'nin, Ebu Avn kanalıyla aktardığı rivayete göre Mus'ab şöyle demiştir: "Haricilerden biri Sa'd'a baktı ve 'Bu, kaHrlerin önderlerinden biridir,' dedi. Sa'd da ona; 'Yalan söylüyorsun! Ben, kafirlerin önderleriyle savaşmış biriyim,' 'diye cevap verdi. Başka biri de onun için, 'Bu, amelce en çok kayıpta bulunanlardan biri,' dedi. Bunun üzerine Sa'd ona: "Yalan söyledin! Bu ayette bahsedilenler Rablerinin ayetlerini inkar eden kimselerdir," dedi. İbnu'l-Cevzi şöyle demiştir: "Haricilerin hüsran - kayıp içinde olmalarının nedeni, bir temele dayanmadan ibadet etmeleri ve bid'atlere sapmalarıdır. Bu yüzden ömürlerini ve amellerini ziyan etmişlerdir."
Narrated Mus`ab:I asked my father, "Was the Verse:-- 'Say: (O Muhammad) Shall We tell you the greatest losers in respect of their deeds?'(18.103) revealed regarding Al-Haruriyya?" He said, "No, but regarding the Jews and the Christians, for the Jews disbelieved Muhammad and the Christians disbelieved in Paradise and say that there are neither meals nor drinks therein. Al- Hururiyya are those people who break their pledge to Allah after they have confirmed that they will fulfill it, and Sa`d used to call them 'Al-Fasiqin (evildoers who forsake Allah's obedience)