Sahih-i Buhari Nikh # 5087
Arapça Metin

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ أَهَبُ لَكَ نَفْسِي قَالَ فَنَظَرَ إِلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَعَّدَ النَّظَرَ فِيهَا وَصَوَّبَهُ ثُمَّ طَأْطَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأْسَهُ فَلَمَّا رَأَتِ الْمَرْأَةُ أَنَّهُ لَمْ يَقْضِ فِيهَا شَيْئًا جَلَسَتْ فَقَامَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ فَزَوِّجْنِيهَا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ وَهَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ ‏"‏‏.‏ قَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ اذْهَبْ إِلَى أَهْلِكَ فَانْظُرْ هَلْ تَجِدُ شَيْئًا ‏"‏‏.‏ فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ مَا وَجَدْتُ شَيْئًا‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ انْظُرْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ ‏"‏‏.‏ فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ وَلَكِنْ هَذَا إِزَارِي ـ قَالَ سَهْلٌ مَا لَهُ رِدَاءٌ فَلَهَا نِصْفُهُ ـ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا تَصْنَعُ بِإِزَارِكَ إِنْ لَبِسْتَهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْهَا مِنْهُ شَىْءٌ وَإِنْ لَبِسَتْهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ شَىْءٌ ‏"‏‏.‏ فَجَلَسَ الرَّجُلُ حَتَّى إِذَا طَالَ مَجْلِسُهُ قَامَ فَرَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُوَلِّيًا فَأَمَرَ بِهِ فَدُعِيَ فَلَمَّا جَاءَ قَالَ ‏"‏ مَاذَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ‏"‏‏.‏ قَالَ مَعِي سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا عَدَّدَهَا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ تَقْرَؤُهُنَّ عَنْ ظَهْرِ قَلْبِكَ ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ اذْهَبْ فَقَدْ مَلَّكْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ‏"‏‏.‏

Türkçe Tercüme

Sehl İbn Sa'd es-Saidl'den, dedi ki: "Bir kadın Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ey Allah'ın Rasulü, kendimi sana hibe etmek amacı ile geldim," dedi. {SehI} dedi ki: Rasulullah ona baktı, onu baştan aşağıya süzdü. Daha sonra başını önüne eğdi. Kadın onun kendisi hakkında bir hüküm vermediğini görünce yerine oturdu. Ashabından bir adam kalkıp dedi ki: Ey Allah'ın Rasulü! Eğer sen onunla evlenmeyi düşünmüyorsan onu benimle evlendir. Allah Rasulü: Peki yanında (mehir olarak verecek) bir şeyin var mı, diye sordu. Adam: Allahla yemin ederim ki hayır, ey Allah'ın Rasulü, dedi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: Ailenin yanına git, bak, herhangi bir şey bulabilir misin? Adam gitti, sonra geri döndü. Hayır, Allah'a yemin ederim hiçbir şey bulamadım, dedi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Bir bak, hiç olmazsa demirden bir yüzük olsun. Adam gitti, sonra geri dönüp şöyle dedi: Hayır, Allah'a yemin ederim ey Allah'ın Rasulü, demirden bir yüzük dahi bulamadım. Fakat şu izarım (belden aşağısını örten peştamal) var. Yarısı onun olsun. -Sehl dedi ki: O sahabinin izarının üzerine giyineceği ridası yoktu.- Rasulullah bunun üzerine şöyle buyurdu: Bu kadın senin izarını ne yapsın? Sen onu giydiğin takdirde o izardan bu kadının üzerinde bir şeyolmaz. Şayet o giyecek olursa, ondan senin giyineceğin bir payın kalmaz. Bunun üzerine adam da oturdu. Oturuşu da uzayıp gitti, sonra kalktı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun gittiğini görünce, çağırılmasını emir buyurdu, onu çağırdılar. Gelince, Allah Rasulü ona: Kur'an'dan neyi ezbere biliyorsun, diye sordu. Adam: Şu sureyi, şu sureyi ezbere biliyorum deyip, onları saydı. Allah Rasulü: Bunları ezberden okuyabiliyor musun, diye sordu. Adam: Evet deyince, şöyle buyurdu: Git, ezbere bildiğin Kur'an sureleri dolayısıyla seni bu kadına malik kıldım (onunla evlendirdim).

English Translation

Narrated Sahl bin Sa`d As-Sa`idi:A woman came to Allah's Messenger (ﷺ) and said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! I have come to give you myself in marriage (without Mahr)." Allah's Messenger (ﷺ) looked at her. He looked at her carefully and fixed his glance on her and then lowered his head. When the lady saw that he did not say anything, she sat down. A man from his companions got up and said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! If you are not in need of her, then marry her to me." The Prophet (ﷺ) said, "Have you got anything to offer?" The man said, "No, by Allah, O Allah's Messenger (ﷺ)!" The Prophet (ﷺ) said (to him), "Go to your family and see if you have something." The man went and returned, saying, "No, by Allah, I have not found anything." Allah's Apostle said, "(Go again) and look for something, even if it is an iron ring." He went again and returned, saying, "No, by Allah, O Allah's Messenger (ﷺ)! I could not find even an iron ring, but this is my Izar (waist sheet)." He had no rida. He added, "I give half of it to her." Allah's Messenger (ﷺ) said, "What will she do with your Izar? If you wear it, she will be naked, and if she wears it, you will be naked." So that man sat down for a long while and then got up (to depart). When Allah's Messenger (ﷺ) saw him going, he ordered that he be called back. When he came, the Prophet (ﷺ) said, "How much of the Qur'an do you know?" He said, "I know such Sura and such Sura," counting them. The Prophet (ﷺ) said, "Do you know them by heart?" He replied, "Yes." The Prophet (ﷺ) said, "Go, I marry her to you for that much of the Qur'an which you have

Hadis No: 5087 Kaynak: Sahih-i Buhari Derece: Sahih Kitap: Yemin Keffareti