حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ عَمْرٌو سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ عَنِ الْمُتَلاَعِنَيْنِ،، فَقَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لِلْمُتَلاَعِنَيْنِ " حِسَابُكُمَا عَلَى اللَّهِ أَحَدُكُمَا كَاذِبٌ، لاَ سَبِيلَ لَكَ عَلَيْهَا ". قَالَ مَالِي قَالَ " لاَ مَالَ لَكَ، إِنْ كُنْتَ صَدَقْتَ عَلَيْهَا، فَهْوَ بِمَا اسْتَحْلَلْتَ مِنْ فَرْجِهَا، وَإِنْ كُنْتَ كَذَبْتَ عَلَيْهَا، فَذَاكَ أَبْعَدُ لَكَ ". قَالَ سُفْيَانُ حَفِظْتُهُ مِنْ عَمْرٍو. وَقَالَ أَيُّوبُ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عُمَرَ رَجُلٌ لاَعَنَ امْرَأَتَهُ فَقَالَ بِإِصْبَعَيْهِ ـ وَفَرَّقَ سُفْيَانُ بَيْنَ إِصْبَعَيْهِ السَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى ـ فَرَّقَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَخَوَىْ بَنِي الْعَجْلاَنِ، وَقَالَ " اللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّ أَحَدَكُمَا كَاذِبٌ فَهَلْ مِنْكُمَا تَائِبٌ ". ثَلاَثَ مَرَّاتٍ. قَالَ سُفْيَانُ حَفِظْتُهُ مِنْ عَمْرٍو وَأَيُّوبَ كَمَا أَخْبَرْتُكَ.
Said İbn Cübeyr'den, dedi ki: "Ben İbn Ömer'e lanetleşen karı koca(nın hükmü) hakkında sordum. Şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ianetleşen kan kocaya: Hesabınızı görecek olan Allah'tır, ama ikinizden birisi yalancıdır. (Kocaya hitaben): Senin bu kadının aleyhine izleyeceğin bir yol yoktur, dedi. Adam: Malım (ne olacak) deyince, Allah Rasulü: Senin malın yoktur. Eğer hakkında söylediğin doğru ise verdiğin o mal onunla dma' etmenin sana helal olmasının bir karşılığıdır. Eğer ona iftira ediyorsan o malı geri alman senin için daha da uzak (bir ihtimal)dir, diye buyurdu." Süfyan dedi ki: Ben bunu Amr'dan belledim. Eyyub dedi ki: Ben Said İbn Cübeyr'i şöyle derken dinledim: "İbn Ömer'e: Bir erkek karısı ile lanetleşirse (hüküm nedir), dedim. O iki parmağını göstererek -bu arada Süfyan şahadet parmağı ile orta parmağını ayırdL- Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Aclan oğullarına mensup karı-kocayı birbirinden ayırdı ve şöyle buyurdu: Allah muhakkak ikinizden birisinin yalan söylediğini biliyor. Sizden tevbe eden var mı, diye üç defa buyurdu." Süfyan dedi ki: Ben bunu Amr'dan ve Eyyub'dan sana haber verdiğim şekilde belledim. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Allah biliyor ki muhakkak ikinizden birisi yalancıdır, diye buyurdu." Iyad dedi ki: Bu ifadenin zahirinden anlaşıldığına göre o, bu sözlerini karı-kocanın lanetleşme işini bitirmelerinden sonra söylemiştir. Bundananlaşıldığına göre genel bir yolla dahi olsa günahkar kimseye tevbe etmesi teklif edilir. Ona karşı yalan söyleyen kimsenin de bundan dolayı tevbe etmesi gerekir. ed-Davudi dedi ki: Allah Rasuıü bu sözlerini bu işten onları sakındırmak amacıyla lanetleşmeden önce söylemiştir. Ancak ifadelerin akışından birincisi daha çok anlaşılmaktadır ve daha uygun görülmektedir. Derim ki: ed-Davudi'nin söylediğinin daha uygun oluşu bir başka açıdandır. O da masiyete düşmeden önce öğüt vermenin meşruiyetidir. Hatta bu masiyeti işledikten sonra yapılması daha uygundur. 34. LANETLEŞEN KARI-KOCAYI AYIRMAK
Narrated Sa`id bin Jubair:I asked Ibn `Umar about those who were involved in a case of Lien. He said, "The Prophet (ﷺ) said to those who were involved in a case of Lien, 'Your accounts are with Allah. One of you two is a liar, and you (the husband) have no right over her (she is divorced)." The man said, 'What about my property (Mahr) ?' The Prophet (ﷺ) said, 'You have no right to get back your property. If you have told the truth about her then your property was for the consummation of your marriage with her; and if you told a lie about her, then you are less rightful to get your property back.' " Sufyan, a sub-narrator said: I learned the Hadith from `Amr. Narrated Aiyub: I heard Sa`id bin Jubair saying, "I asked Ibn `Umar, 'If a man (accuses his wife for an illegal sexual intercourse and) carries out the process of Lian (what will happen)?' Ibn `Umar set two of his fingers apart. (Sufyan set his index finger and middle finger apart.) Ibn `Umar said, 'The Prophet (ﷺ) separated the couple of Bani Al-Ajlan by divorce and said thrice, "Allah knows that one of you two is a liar; so will one of you repent (to Allah)?