حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا سُفْيَانَ بْنَ حَرْبٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ هِرَقْلَ أَرْسَلَ إِلَيْهِ فِي رَكْبٍ مِنْ قُرَيْشٍ، ثُمَّ قَالَ لِتَرْجُمَانِهِ قُلْ لَهُمْ إِنِّي سَائِلٌ هَذَا، فَإِنْ كَذَبَنِي فَكَذِّبُوهُ. فَذَكَرَ الْحَدِيثَ فَقَالَ لِلتَّرْجُمَانِ قُلْ لَهُ إِنْ كَانَ مَا تَقُولُ حَقًّا فَسَيَمْلِكُ مَوْضِعَ قَدَمَىَّ هَاتَيْنِ.
Ebu Süfyan b. Harb'ın nakline göre kendisi Kureyş'ten bir ticaret heyeti içinde (Şam'da bulunduğu bir sırada) Herakleios onlara bir haberci gönderip, çağırtır. Onun huzuruna gelirler. Herakleios kendi tercümanına hitaben "Şu adamlara söyle! "(Nebiim diyen) o ad"\mın vasıflarına dair bazı şeyler soracağım. Eğer bana yalan söylerse sizler bunun sözünü yalanlayınız!" der. Ebu Süfyan, buradan itibaren olayın tamamını anlatır. Sonunda Herakleios kendi tercümanına "Ona söyle! Eğer bu dediklerin doğru ise o zat yakında şu iki ayağımın bastığı yere malik olacaktır!" der. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir tek tercümanın caiz olup olmadığı?" İmam Buhari bu sorusuyla bu konudaki ihtilafa işaret etmektedir. Bir tercümanla yetinileceği görüşü Hanefilere aittir. Ahmed b. Hanbel'den gelen rivayetlerden biri de bu doğrultudadır. Buhari, İbnü'l-münzir ve bir grup bilgin bu görüşü tercih etmişlerdir. İmam Şafil-bu görüş Hanbemerde tercih e değer olan görüştür- şöyle demiştir: "Hakim tarafların dilini bilmezse bu konuda ancak iki şahidin şehadetini kabul eder." Zira tercüman, hüküm vereceği konuda hakimin bilmediği bir şeyi nakletmektedir. Dolayısıyla o konuda -şahitıikte olduğu gibi- ahlak (adalet) şarttır. Zira tercüman, hakime anlamadığı bir şeyi nakletmektedir. Yaptığı, hüküm meclisi dışında yapılmış bir ikrarı nakil gibidir. "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine Yahudilerin yazısını öğrenmesini emretmiştir." Buradaki "kitap" kelimesinden maksat "yazı"dır. "Bazıları hakim için iki tercüman zorunludur demişlerdir." İbn Battal şöyle der: Buhari, Herakleios hadisini müşterek tercüman ın caizliğine delil olarak zikretmemektedir. Zira Herakleios'un tercümanı kendi kavminin dinindendi. Buharl'nin bu habere yer vermesi diğer milletlerde tercümenin şahimk kabili nden değil, haber kabilinden işlediğini göstermek içindir. İbn Battal şöyle demiştir: "Çoğunluk bir tercümanın bulunmasına cevaz vermiştir." Muhammed b. el-Hasen'nin bu konudaki görüşü şöyledir: "Bunun için iki erkek veya bir erkek iki kadın şarttır." İmam Şafiı tercümenin beyyine gibi olduğunu belirtmiştir. Bu konuda İmam Malik'ten iki rivayet nakledilir. İbn Battal şöyle der: Birinci görüşün delili Zeyd b. Sabit'in, Hz. Nebie, Ebu Cemre'nin, İbn Abbas'a tek başlarına tercüme yaptıklarıdır. Tercüman "eşhedü=şehadet ederim" demek zorunda değildir. Tam tersine sadece haber vermesi yeterlidir. Yaptığı iş, tercüme yaptığı kişiden duyduklarını tefsir etmekten ibarettir. Kerabısl'nin nakline göre İmam Malik ve Şafiı "Bir tercümanla yetinilir" demişlerdir. Ebu Hanife'den nakledilen bir görüşe göre "Bir tercüman la yetinilir." Ebu Yusuf'tan nakledilen görüşe göre iki tercüman gerekir. İmam Züfer ise "İki tercümandan aşağısı caiz değildir" demiştir.
Narrated `Abdullah bin `Abbas:That Abu Sufyan bin Harb told him that Heraclius had called him along with the members of a Quraish caravan and then said to his interpreter, "Tell them that I want to ask this (Abu Sufyan) a question, and if he tries to tell me a lie, they should contradict him." Then Abu Sufyan mentioned the whole narration and said that Heraclius said to the inter Peter, "Say to him (Abu Sufyan), 'If what you say is true, then he (the Prophet) will take over the place underneath my two feet